Türk Hukukunda Çekin Devri

Türk Hukukunda Çekin Devri

Türkiye’de Çekin Devri

Bir çek muhatap bankaya sadece ödeme amacıyla ibraz edilebilir. Muhatap banka da bu çeki ibraz üzerine karşılığı var ise ödemekle yükümlüdür. Çekin karşılığı olup olmadığı ilk bakışta anlaşılmaz, dolayısıyla ibraz edildiği takdirde ödenip ödenmeyeceği bilinemez. Bu sebeple çekin bir an önce ödenmesi için muhatap bankaya ibraz edilmesi ve söz konusu belirsizliğin aşılması yerinde olacaktır. Bu sebeple çekin ibrazında ödenmesi kuralı benimsenmiştir. Çekin ibraz edildiğinde ödeneceğine aykırı kayıtlar yazılmamış sayılmaktadır. Görüldüğü üzere çekin ibrazında gecikme yaşanması hamilin zararına sonuç doğurmaktadır. Çekin ibrazına dek herhangi bir kapital faiz işleyeceğine dair kayıtlar da geçersiz sayılacaktır.

Türk Hukuku’nda ibraz sürelerine kadar çeklerin birden fazla kez devredilmeleri mümkündür. Çekin isteğe bağlı devrinin anında mirasla, cebri icrayla, birleşmeyle, bir takım halefiyet yollarıyla devredilmesi de mümkündür.

Çekler tıpkı bonolar gibi devredilir. Devir kıymetli evrak hukukunda ciro anlamına gelmektedir. Fakat nama yazılı çeklerin ve emre yazılı çeklerin devirleriyle ilgili özellik arz eden hususlar vardır. Nama yazılı çek üzerine bir menfi emre kaydı düşülmüş çektir, bu tür çekler ancak alacağın temliki denilen alacağın devredilmesi yoluyla devredilebilir. Devir için yazılı bir devir beyanında bulunulacak ve çekin devir alacak kişiye teslimi gerekecektir. Emre yazılı çeklerse açıkça emre kaydını içermese bile belirli kişiler lehine düzenlenmiş olan ve hamiline kaydı bulunmayan çeklerdir. Bu çekler kanunen kıymetli evrak sayılmaktadırlar. Böyle bir çekin devredilmesi için ciro edilmesi gerekir. Ciroyla beraber çekin alacaklıya teslimi de gerekmektedir. Çek üzerinde temlik ve tahsil cirolarının yapılabileceği kabul edilmektedir, fakat rehin cirosunun çekler için uygulanması mümkün değildir. Çünkü çek bir ödeme aracı olup, görüldüğünde ödenmesi gerekmektedir. Hamiline yazılı bir çekin devredilmesine gelince burada çekin alacaklıya fiilen devredilmesinin yeterli olacağını söylemek mümkündür. Herhangi bir yazılı devir beyanına ya da çekin ciro edilmesine ihtiyaç bulunmamaktadır.

Çek düzenleyen kişi olan keşideciye, daha önce çek ile kambiyo ilişkisine girmiş kimselere(ciranta veya avalist gibi) ciro edilebilmektedir. Ancak Türk hukukunda çekte muhatabın cirosuna izin verilmemektedir. Yani bankaların cirosu mümkün değildir. Bankalar lehine yapılan cirolar ancak ve ancak makbuz hükmünde kabul edilecektir. Muhatap bankanın yaptığı ciro batıl olacaktır. Böylece bankaların herhangi bir kambiyo ilişkisinde bulunması engellenmektedir. Çek bir ödeme aracıdır, bu sebeple muhatap tarafından yapılacak ciro ancak makbuz hükmünü taşımalıdır.

Antalya Avukatı Barış Erkan Çelebi ve kendisinin Antalya Hukuk Bürosu kambiyo senetleri ve ticaret hukuku konusunda müvekkillerine danışmanlık hizmeti ve hukuki temsil sağlamaktadır.