Ticaret Hukuku

Commercial Law

Uluslararası Ticari Sözleşmelerde INCOTERMS

Uluslararası ticari anlaşmalarda sözleşmenin doğru hazırlanması ticari hukukunda esaslı noktalardandır.

Uluslararası ticari sözleşmelerde kararlaştırılan yükümlülüklerin hazırlanması yorumlanması, uygulanan kanunlara göre farklılık gösterebilmektedir.Bu nedenle Milletlerarası Ticaret Odası, belirli teslim ve ödeme şekillerini ifade eden ve sözleşmelere entegre edilebilen bir grup kavramı ticari hayata sunmuştur. Uluslararası alanda INCOTERMS sistemi altında toplanan bu kavramlar; teslim yolları veya ödeme şekilleri gibi unsurları belirlerken, gelişen teknoloji veya değişen ticari teamüllere göre de sürekli uyarlanmaktadır.

Günümüzde sıkça karşılaşılan teslim şekillerinden; Ex-Works(EXW) malın üretildiği yeri; Free Carrier(FCA) tarafların anlaştığı ara teslim bölgesini; Free Alongside Ship(FAS) gemi bordasını, Free on Board(FOB) gemi güvertesini teslim yeri olarak belirlemekte; Cost-Insurance-Freight(CIF) varış ülkesine kadar ki tüm bedel, sigorta ve navlun masraflarının satıcı tarafından yüklenilmesini ifade etmektedir. Tarafların sözleşmelerinde INCOTERMS atıflarını şüpheye yer bırakmayacak ölçüde açık bir şekilde yapmaları gerekmektedir. Örneğin; CIF teslim şeklinin seçildiği bir sözleşmede CIF/Antalya-Incoterms 2000 gibi net bir ifadenin bulunması; teslimat bölgesinin belirsizliğini giderecek ve taraflar arasında ileride doğabilecek bir çok uyuşmazlığı önleyecektir.

Dış ticarette birçok farklı ödeme şekli olsa da bunlardan sadece birkaç tanesi güncel faaliyetlerde aktif olarak kullanılmaktadır. Ödeme şekilleri içinde en sık karşılaşılanlardan; Letter of Credit(L/C) banka aracılığı ile gönderilen akreditif mektubunu; Documentary Collection(CAD) ihracat konusu malın sevk evraklarının bankaya ibrazı halinde yapılan ödemeyi ve Open Account(CAG) bedel tahsil edilmeden önce malların ve evrakların alıcıya gönderilmesini ifade eder.

Uluslararası Alım-Satım Sözleşmeleri

Dış ticarette alım-satım sözleşmelerinde satıcı, satış konusunu alıcıya teslim etme yükümlülüğüne girerken, alıcı da sözleşme konusu için öngörülen bedeli satıcıya ödemekle yükümlüdür. Olağan şekilde seyreden ticari ilişkilerin ilk aşamasında taraflar arasında bir malın alım-satımı üzerinde anlaşmaya ulaşıldığında; yeni bir sözleşme veya satım sözleşmesine eklenecek koşullar ile sözleşme konusu malın sevkiyatı ve karşılığında yapılacak ödemenin şekli, rizikoların paylaşımı ve muhtemel uyuşmazlıkların ne şekilde çözüleceği kararlaştırılır. Satış ve teslim işlemlerinin denizaşırı olması halinde tarafların masraf paylaşımı, taşıma evrakları veya sigorta poliçesi gibi ek belge ve koşulları da sözleşme kapsamına almaları gereklidir. Bunlar her satış ilişkisi için ayrı ve her bir tarafın istemlerine göre düzenlenen bireysel sözleşme veya şartlardır.

Uluslararası ticaret alanında alım-satım sözleşmesi yapan tacirler; çoğunlukla uluslararası kurum ve kuruluşlarca hazırlanan ve Milletlerarası Ticaret Odasının öngördüğü şartlara uygun matbu sözleşmeleri kullansa da; satış ilişkisinin getirdiği özel durumlar için kendilerine özgü menfaatlerini gözeten kişisel hükümlerin yer aldığı bireysel sözleşmeler de yapabilmektedirler. Bu tip bireysel sözleşmeler; her satış ilişkisi için ayrı düzenlendiğinden hazırlık ve görüşme sürecini oldukça uzatmaktadır. Bu sebeple belirli alanlarda çalışan tacirlerce oluşturulmuş organizasyonlar, meslek kuruluşları ve odalar; belirli sektör, lokasyon, satım konusu, teslim şekli gibi özel durumları bireysel sözleşme kapsamından çıkararak “tip sözleşmeler” hazırlamaktadır. Günümüzde tarım, tekstil, baharat, şeker, enerji, metal gibi konuların her biri için uluslararası kurumlar nezdinde ayrı ayrı düzenlenmiş çok sayıda tip sözleşme bulunmaktadır.

Antalya Avukatlarından Barış Erkan Çelebi uluslararası satış sözleşmelerinin hazırlanması, gözden geçirilmesi, imzalanması, değiştirilmesi ve uygulanması konusunda hukuki danışmanlık hizmeti vermektedir.

Muafiyetler

Teşvike konu edilen bir yatırım kapsamında ithalat rejimi kararlarında belirlenen ve ülke dışından temin edilecek yatırım araç ve teçhizatları için gümrük vergisinin kısmen veya tamamen ödenmemesini öngören düzenlemelere gümrük vergisi muafiyeti denilmektedir. Bu düzenlemeler Kanun ve yönetmelikler gibi Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğler aracılığıyla da belirlenebilmektedir. Muafiyetler yatırımın kapsamı, eşyanın niteliği ve dış ticarette muhatap alınan ülke ile karşılıklılık esasına göre farklılık gösterebilmektedir.

Gümrük Vergileri Konusunda Çıkan Uyuşmazlıkların Çözümü

Gümrük vergisinin uygulanması ile ilgili olarak karşılaşılan uyuşmazlıkların çözümü, Vergi Usul Kanunun genel hükümlerinin kapsamının dışında bırakılmıştır. Buna göre gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimler için 4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanununun 242. maddesi ve ilgili hükümleri uygulanacaktır. Gümrük vergisine dair uyuşmazlıklar için öngörülen idari çözüm yolları sırasıyla; uzlaşma, itiraz ve üst makamlara başvuru; adli çözüm yolu ise vergi mahkemelerinde dava açmak olarak belirlenmiştir.