Deniz Ticareti ve Taşıma Hukuku

Maritime Commerce & Transport Law

Deniz Ticareti ve Taşıma Hukuku

Günümüzde deniz taşımacılığı yüksek hacim ve ağırlığa sahip olan malların; kara yolu, hava yolu ve hatta lojistik sebeplerden ötürü demir yoluna nazaran daha geniş bir coğrafyada dolaşıma girebilmesine hizmet etmektedir. Yaygınlaşan deniz taşımaları; deniz ticaretinin koşulları, rizikoları ve uyuşmazlık çözüm yollarını açıklayan bir takım normlara ihtiyaç yaratmış; bu doğrultuda Deniz Ticaret Hukuku doğmuştur. Türk Ticaret Kanunu uyarınca gemi; belli bir amaca tahsis edilmiş, suda hareket eden ve denizcilik tekniği açısından aşırı küçük olmayan araçlardır.

Deniz yolu ile taşınan eşyalar bütününe navlun, bir bedel karşılığında bu taşıma işleminin ifasını konu alan ticari sözleşmelere ise Navlun Sözleşmesi adı verilmektedir. Navlun Sözleşmeleri, taşıyan ve taşıtan tarafların vurguladığı hususlar bakımından ikiye ayrılmaktadır. Geminin tamamının veya belirli bir bölümünün taşıtana tahsis edilmesi halinde Yolculuk Çarteri Sözleşmesi, tahsis olunmadan belirli miktarda bir malın gemide taşınmasında ise Kırkambar Sözleşmesi gündeme gelecektir. Genel navlun tanımının aksine burada yük değil gemi önemlidir. Bir geminin tamamının taşıtana tahsis edilmesi halinde “Tam Çarter Sözleşmesi”, geminin belirli bölümleri taşıma işlemine tahsis edildiği hallerde ise “Kısmi Çarter Sözleşmesi” doğacaktır. Öte yandan, belirli bir zaman süresince geminin tahsis edilerek yükün taşınması için yapılan sözleşmeye Zaman Çarteri Sözleşmesi denilmektedir.

Gemi özgülenmesinin söz konusu olmadığı, sadece yüklerin bir limandan başka bir limana taşınmasının taahhüt edildiği navlun içerikli taşıma sözleşmelerine Kırkambar Sözleşmesi denilmektedir. Uygulamada bu yüklerin bu sözleşme ile taşınmasına, kargo taşımacılığı veya karışık yük taşımacılığı isimleri de verilmektedir. Kırkambar sözleşmeleri, taşıyanların tek bir gemiyle birçok küçük parti mala ilişkin navlun sözleşmeleri yapmalarını sağlamakta ve kazanç olanağını oldukça arttırmaktadır. Bu tür taşımalarda sözleşme konusu yüklerin konulacağı yer taşıyan tarafından belirlenirken sadece güvertenin kullanılacağı hallerde taşıtanın onayı aranır.

Navlun Sözleşmeleri ile navlun konulu diğer alt sözleşmelerin Gemi Kira Sözleşmeleri ile karıştırılmaması gerekmektedir. Zira Navlun Sözleşmelerinde temel amaç, deniz üzerinde yük taşıma hizmetinin alınmasıdır. Gemi Kira Sözleşmelerinde ise donatan belirli bir ücret karşılığında gemisini üçüncü bir şahsa geçici olarak teslim etme yükümlülüğü altına girmektedir.  Gemi Kira Sözleşmelerinde herhangi bir taşıma borcu altına girilmez. Kiracı gemiyi tahsis amacına uygun ve varsa sözleşmede öngörülen sınırlamalar dahilinde kullanma hakkına sahiptir.

Bir gemiye ait seferlerin yönetildiği yere o geminin bağlama limanı denir. Gemi, bağlama limanının bulunduğu yerdeki sicil müdürlüğüne tescil edilir. Bağlama limanının geminin kıç kısmına yazılması zorunlu olup aksi hallerde kaptan hakkında kovuşturma başlatılarak hapis veya adli para cezası verilir. Donatana karşı donatan sıfatından kaynaklı açılacak davalarda bağlama limanındaki mahkemeler yetkilidir. Uygulanacak hukuk ise geminin bayrağına göre belirlenir. Her geminin bir bayrağı olup, bu bayrak malikinin tabi olduğu milliyetin bayrağıdır. Müşterek mülkiyete tabi gemilerde pay çoğunluğu; elbirliği mülkiyete tabi gemilerde ise maliklerin çoğunluğu geminin bayrağını belirlemektedir. Ancak uygulamada deniz ticareti çok uluslu hukuki ve ticari ilişkileri içinde barındırdığından, taraflar gelecekte doğabilecek belirsizlik ve daha büyük sorunları önleme adına sözleşmelerine tahkim şartı eklemektedir. Böylece doğabilecek uyuşmazlıklarda gemilerin bayrak hukuku veya bağlama limanlarının bulunduğu yerin tespiti gibi konularla zaman kaybetmek yerine, sözleşme kurulurken olası ihtilafların nerede ve hangi kurallarla çözüleceği taraflarca önceden belirlenebilmektedir.

Antalya Avukatlarından Barış Erkan Çelebi deniz ticareti alanında çalışmalar yapmaktadır. Deniz taşımasında malda oluşan hasar, ziya ve gecikmeden dolayı taşıyanın, taşıtanın ve sigortacıların hak ve sorumlulukları, donatanın sorumluluğu ve sorumluluğun sınırlandırılması, navlun sözleşmesi, çarter sözleşmesi, konişmentodan doğan uyuşmazlıklar, recap of fixture, demuraj, çatma, müşterek avarya, gemi sicili, gemi inşa, yat inşa ve satımı konularında hukuki hizmet vermektedir.

Antalya Avukatı Barış Erkan Çelebi ve onun Antalya Hukuk Bürosu, uluslararası satış sözleşmelerinin hazırlanması, gözden geçirilmesi, imzalanması, değiştirilmesi ve uygulanması için yasal hizmetler sunmaktadır.

DANIŞMANLIK ALIN

35 + = 38