Aile Hukuku

Aile Hukuku - Antalya Avukat

Aile Hukuku

EVLİLİK

Evlilik, evlenme adı verilen, kanunda belirtilmiş şekillere uyularak yapılan bir hukuki işlem ile bir kadınla erkeğin oluşturdukları birliği ifade eder. İmam nikahı ve beraber yaşama evlilik oluşturmaz. Evlilik birliği evlenme işlemiyle oluşur. Evlenmeden önce nişanlılık denilen bir ön aşamadan geçilir.

Evlenmenin iki şartı yaş ve ayırt etme gücüne sahip olmaktır. Bu kişiler evlenmek için tam ehliyetli, bu şartlara sahip olmayanlar ise tam ehliyetsizdir. Olağan evlenme yaşı 17 yaşını doldurmaktır. 17 yaşını dolduranlar veli izni ile, olağanüstü durumlarda (gebelik, ölüm tehlikesi, anne babanın ölmesi gibi) 16 yaşını dolduranlar ise mahkeme kararı ile evlenebilir.

17 yaşını dolduranlar ve ergin olup da kısıtlanmış kişiler yasal temsilcilerinin rızasıyla evlenebilir. Yasal temsilci noterde imzasının onaylanmış yazılı bir belgeyle izin verir ve bu belge diğer belgelerle evlenme memuruna sunulur. Yasal temsilci izin vermezse sınırlı ehliyetsiz hakime başvurup evlenmeye izin isteyebilir.

NİŞANLILIK

Evlenmek isteyenlerin evlenmeden önce geçirdikleri aşama nişanlılıktır. Nişanlanma, kadın ve erkeğin karşılıklı evlenme vaadinde bulundukları hukuki işlemdir. Nişanlanma, karşı cinsten bireylerin karşılıklı evlenme vaadinde bulunmaları ile kurulur.

Evlilik vaadi sözlü veya yazılı, açık veya örtülü yapılabilir. Örneğin hiçbir şey söylemeden yüzük takılması örtülü bir irade beyanıdır ve nişanlanma işlemi gerçekleşmiş sayılır. Mektup gönderip evlenme teklifi etmek, karşı tarafın da mektup yollayıp kabul ettiğini söylemesi ise yazılı evlenme vaadine örnektir. Vaadi taraflar bizzat yapmalıdır; başkaları onların yerine yapamaz. Ancak A kişisi B kişisine evlilik teklifini C kişisi aracılığıyla yollayabilir çünkü bu temsil değil haberci niteliğindedir ve temsilcinin iradesi değil, nişanlanmak isteyenlerin iradesinin iletilmesi söz konusudur.

Nişanlılık evlilik ile sona ererse, evlilik hükümleri uygulanır. Öte yandan nişanlılık, gaiplik veya ölüm ile sona ererse hediyeler geri verilir ve başka herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Nişanlılığın evlilikle sona ermesi dışındaki tüm hallerde hediyelerin geri verilmesi uygulanır (haklı yada haksız sebeple bitse bir fark yaratmaz). Haksız bozulmada ayrıca maddi ve manevi tazminat gündeme gelir. Hediye verme ve tazminat taleplerinin zamanaşımı süresi ise nişan bozulduğundan itibaren 1 yıldır.

BOŞANMA

Eşler hayattayken, kanunda öngörülmüş olan bir sebebe dayanarak, birinin açacağı dava sonucunda hakim kararı ile evlilik birliğine son verilmesine boşanma denir.

BOŞANMA SEBEPLERİ

Boşanma sebepleri farklı şekillerde gruplandırılır. Kusura dayanan boşanma sebeplerinde müeyyide teşkil eden boşanmanın, kusura dayanmayan boşanma nedenlerinde evlenmenin ifasına dayanan boşanmanın varlığından söz edilir. Evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi şartını arayan sebeplere nisbi boşanma sebebi, bu şartın aranmadığı sebeplere mutlak boşanma sebebi denir. Boşanma sebepleri kanunda özel olarak düzenlendiğinde özel boşanma sebebi, evlilik birliğinin sarsılması ise boşanmanın genel sebepleridir.

BOŞANMANIN ÖZEL SEBEPLERİ

  1. Zina (mutlak)
  2. Hayata Kast, Pek Kötü Muamele Ya Da Onur Kırıcı Davranış (mutlak)
  3. Küçük Düşürücü Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (nisbi)
  4. Terk (mutlak)
  5. Akıl Hastalığı (nisbi)

 

AYRILIK

Ayrılık, evlilik birliğinin devam etmesine rağmen eşlerin ortak hayata ara vermeleri anlamına gelir. Medeni Kanun m.167 uyarınca, boşanma davası açmaya hakkı olan taraf ister boşanma, isterse de ayrılık davası açabilir. Ancak MK m.166/3 ve m.166/4’e göre evliliğin temelden sarsıldığı ve barışma ihtimali bulunmadığı kabul edildiği için, bu maddelere dayanarak ayrılık değil sadece boşanma davası açabilir. Hakim, ayrılık davasında davacıyı haklı bulursa boşanmaya değil, sadece ayrılığa karar verebilir. Ancak boşanma davasında tarafların barışma ihtimali olduğunu görürse boşanma yerine ayrılığa da karar verebilir. Ancak yine MK166/3 ve 166/4 maddelerine dayanan boşanmalarda hakimin böyle bir yetkisi yoktur.

Boşanmayla evlilik biter, eşler yeniden evlenebilirler. Mallar, mal rejimlerine göre tasfiye edilir. Boşanmadan sonra eşler, evlilikle kazandıkları kişisel durumlarını (erginlik, kayın hısımlığı, vatandaşlık gibi) korur. Kadın eski soyadını geri alır, ancak isteği üzerine menfaati varsa ve kocasına zarar vermeyecekse hakim kocasının soyadını taşımaya devam etmesine karar verebilir.

Boşanmayla eşlerin birbirlerine, eş sıfatından kaynaklanan mirasçılıkları sona erer; varsa kan mirasçılığı hariç tutulur. Evlilik süresince yapılan, birbirleri lehine ölüme bağlı tasarruflar, aksi kararlaştırılmamışsa (boşanmadan sonra da devam edeceği vasiyetnamede belirtilmemişse) sona erer. Boşanma devam ederken eşlerden biri ölürse, mirasçılarından birisi davaya devam ederse ve diğer eşin kusurlu olduğu ispatlanırsa, kusurlu eş ölen eşe mirasçı olamaz.