Bekçilerin Görev ve Yetkileri

Bekçilerin Görev ve Yetkileri

BEKÇİLERİN GÖREV VE YETKİLERİ:

7245 Sayılı “Çarşı Ve Mahalle Bekçileri Kanunu” İle Getirilen Düzenlemenin Anayasa Çerçevesinde Değerlendirilmesi

Bekçilerin polis ve jandarma gibi, kişileri durdurup kimlik sorma yetkisinin bulunup bulunmadığı konusunda bir tartışma başlamasıyla bekçilerin bu yetkisiyle ilgili açık bir düzenleme yapılması gereği duyulmuş, 1966 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bugüne dek uygulanmış 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanununda mülga yoluna gidilmeye ve yeni bir kanun ile değiştirmeye karar verilmiştir. Böylece 7245 sayılı yeni kanun teklifi mecliste 11.06.2020 kabul edilmiş ve “Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu” adı ile 18 madde halinde kanunlaşmıştır.

Bekçilerin başlıca görevleri yolda hastalanan, kaza geçiren, yardıma muhtaç kişilere yardım etmek; şiddet mağduru veya şiddete uğrama riski altında olan kadın, çocuk, kimsesiz, engelli ve acizleri en yakın genel kolluk birimine teslim etmek; doğum, ölüm, hastalık, kaza, yangın ya da  afet gibi önemli haller nedeniyle yapılan yardım isteklerinden gücü dahilinde olanları yerine getirmek, adres soran olursa onlara bilgi vermektir. Afetler konusunda mahalle sakinlerini uyarmaları gerekmektedir. Görevli oldukları yerlerde devriye gezip, kişilerin mallarının korunması konusunda aldıkları tedbirler eksikse onları tamamlatırlar. Şüpheli durum veya kişiler hakkında bağlı oldukları genel kolluk birimlerine bildirimde bulunup kamu düzenini bozabilecek bir takım karışıklıkların önlenmesi için genel kolluk gelene kadar önleyici tedbirleri alırlar. Görev bölgesi ve çalışma saatleriyle sınırlanmış olmak şartıyla kişileri ve araçları durdurabilirler. Fakat bunun şartları vardır. Öyle ki, suçu önlemek veya suç işlendikten sonra kaçanlar olursa yakalanmalarını sağlamak, failin kimlik tespiti, yakalama emri ya da zorla getirme kararına konu kişileri tespit,  kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü ya da mal varlığına veyahut topluma yönelmiş mevcut ya da olasılık dahilinde bir tehlikeyi önlemek amaçları bulunmalıdır ki bekçi bu görevini sınırlarını aşmadan yerine getirebilsin.

Yeni düzenlemenin 10. maddesinde genel kolluk kuvvetlerine yardım görevi düzenlemesi yer almaktadır. Bu madde kapsamında bekçilerin silah ve zor kullanma yetkisinin olup olmadığı, insanları durdurup kimlik sormaya yetkili olup olmadıkları ve arama yetkilerinin olup olmadığı soruları gündeme gelmektedir. Söyleyebiliriz ki kanun 9. maddesiyle bekçiler açısından silah ve zor kullanma yetkisini kabul etmektedir.

Durdurma ve kimlik sormayla ilgili olarak 7. Madde, bekçilerin çalıştıkları bölge ve saatlerle sınırlıdır.  Bekçi kişileri ve araçları bir suçun işlenmesini önlemek için ya da suç işlenmişse sonrasında failleri kaçtığında onları yakalamak ve kimliklerini tespit etmek, eğer hakkında yakalama emri veyahut tutuklama kararı olan bir kimse varsa bu kişileri tespit etmek veya kişiye yahut topluma yönelik bir tehlikeyi önlemek için ve makul bir sebep olması şartıyla durdurup kendi kimliğini gösterdikten sonra durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirip, o kişiden kimliğini ibraz etmesini isteyebilir. Sebep ortadan kalkarsa durdurduğu kişiyi derhal bırakmalıdır.

Arama konusundaysa söz konusu kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Sadece durduğu kişinin üzerinde veya aracın içerisinde bir silah ya da benzeri tehlike yaratan eşya bulunduğu konusunda yeterli şüphe mevcutsa olası bir zararı önlemek için gereken tedbirleri alabilecek, ancak kişiden üzerindeki elbisesini çıkarmasını veya aracın görünmeyen kısımlarının açılmasını isteyemeyecektir. Elbette bu maddenin Anayasanın 13. Maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ve 20. Maddedeki özel hayatın gizliliği ile ilgili düzenlemelere uygunluğu tartışılabilir ki bu konuda doktrinde süregelen bir tartışma da mevcuttur. Öyle ki bu tarz bir aramanın yapılabilmesi için ya hakim kararına ya da gecikmesinde sakınca bulunan bir hal varsa yetkili amirin emrine ihtiyaç olduğu kabul edilir.

Neticede 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanununda yapılan düzenlemenin hukuk düzeni açısından sağlam bir temele oturduğu söylenemez. Öyle ki hukuk sistemimizde anayasa bütün kanunların üstündedir. Kanunlarla anayasal bir hükme aykırı düzenlemeler getirilemez. Bunun için öncelikle anayasanın metninin değiştirilmesi gerekmektedir ki bu da uzun ve zorlu prosedürlere tabidir.

Antalya Avukatı Barış Erkan Çelebi ve Antalya Hukuk Bürosu ceza hukuku ve idare hukuku alanında hizmet vermektedir.

İletişim Bilgileri

Telefon / WhatsApp (Hafta içi: 09:00 - 18:00)
0 555 760 1174